Tekasür Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

0

Tekasür Suresi;

  • Mekke döneminde inmiştir.
  • Toplam 8 ayettir.
  • Tekasür kelimesinin kelime anlamı mal ile mülk ile yahut da çocuk ile övünmek manasına gelmektedir.
  • Mushaftaki sıralamaya göre yüz ikinci, iniş sırasına göre ise on altıncı sûredir.
  • Maun Suresinden sonra inmiştir.
  • Bir rivayete göre Medine’de indiği de söylenmektedir.

 

Tekasür Suresinin Konusu

Tekasür Suresi insanoğlunun hayatı boyunca dünyanın aldatıcı yönleriyle meşgul olduklarından ve dünya malını biriktirme derdinde olduklarından ve bu tarz insanların ahiret hallerinden söz etmektedir.

Tekasür Suresinin Arapça Yazılışı

Tekasür Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

 

Tekasür Suresinin Arapça Okunuşu Kabe İmamı

Tekasür Suresinin Türkçe Meali

﴾1-2﴿ Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.

﴾3﴿ Hayır! Yakında bileceksiniz!

﴾4﴿ Hayır, hayır! Elbette yakında bileceksiniz.

﴾5﴿ Hayır! Keşke kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız!

﴾6﴿ Yemin olsun, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
﴾7﴿ Sonra kuşkusuz onu gözünüzle ayan beyan göreceksiniz.
﴾8﴿ Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz.
Tekasür Suresinin Tefsiri

Çoğaltma yarışı” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki tekâsür kelimesi, bu sûre bağlamında özellikle “yüksek bir amaç gütmeden, neden niçin demeden mal, evlât, yardımcı ve hizmetçi gibi her devrin telakkisine göre çokluğuyla övünülen şeyleri büyük bir tutkuyla durmadan çoğaltma yarışına girişmek, mânevî ve ahlâkî sorumluluğunu düşünmeden alabildiğine kazanma hırsına kendini kaptırmak” anlamına gelmektedir. Bu tutku bireysel olabileceği gibi toplumsal da olabilir. Âyette tekâsür kavramı Câhiliye toplumunun zihniyet yapısını tanıtmakla birlikte evrensel bir mesaj da içermekte, genel bir tesbit ve dolayısıyla uyarı anlamı da taşımaktadır. Nitekim birkaç asırdır özellikle “gelişmiş” denilen ülke ve toplumlarda hâkim zihniyet olan kapitalizmin esası da durmadan üretmek, tüketip tekrar üretmek, kârı ve serveti sınırsızca çoğaltmaktır. İşte bu dünya görüşü ve onun doğurduğu uygulamalar da bu “çoğaltma yarışı”nın çağdaş örneğidir. Ancak insanlığın mânevî ve ahlâkî değerlerini, birikimlerini sistem dışı bırakan, hatta tahrip eden bu yarış, sonuçta ekonomik ve siyasî gücü, iletişim imkânlarını da kullanarak bireysel ilişkilerden uluslar arası ilişkilere kadar uzanan bir haksızlık ve adaletsizlik düzeni doğurmakta ve nihayet dünyayı “global” bir mutsuzluk alanı haline getirmektedir.

2. âyetteki mekåbir kelimesi kabir anlamındaki makberenin çoğuludur.

“Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz” meâlindeki cümleye müfessirler üç türlü mâna vermişlerdir: a) Mecazi anlamda, “Sonunda ölüp kabirlere girdiniz; bu tutku ve yarış ölünceye kadar sürüp gitti”; b) Yine mecazi anlamda, “Kabirlerdeki ölülerle övündünüz”; c) Lafzî anlamda, “Bizzat kabirlere gidip ölülerle övündünüz.” Tefsirlerde anlatıldığına göre Câhiliye Arapları mal, evlât, akraba ve hizmetçilerinin çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta övünürken yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de ispat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının kabirlerini göstererek onların dahi çokluğuyla övünürlerdi. Sûrenin iniş sebebi olarak bu tür rivayetler bulunmakla birlikte genel anlamda insan fıtratındaki mal, evlât ve taraftarların çokluğu ile övünme vb. davranışlar eleştirilmekte, gerçek üstünlüğün âhirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir. 3-5. âyetlerin başındaki “hayır” anlamına gelen kellâ edatı, ebedî olan âhiret hayatını, orada verilecek hesabı ve bu hesap için hazırlık yapmayı unutup da fani olan ve ancak daha yüksek amaçlar için kullanıldığında bir değer ifade eden mal mülk vb. imkânları bilinçsizce çoğaltma yarışına girişip bunlarla övünmenin korkunç bir gaflet ve yanılgı olduğu gerçeğini vurgulamak maksadıyla üç defa tekrar edilmiştir. 5. âyette “kesin bir bilgi” diye çevirdiğimiz ilme’l-yak^n tamlaması sözlükte “bir şeyi gerçek haliyle idrak etmek” anlamına gelen “ilim” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yakın kelimelerinden oluşan bir terim olup “kesin olan aklî ve naklî delillerin ifade ettiği bilgi” diye tarif edilmiştir (bu terim hakkında bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “İlme’lyak^n”, DİA, XXII, 137).

“… gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” diye çevirdiğimiz kısımdaki ayne’l-yak^n tamlaması sözlükte “göz” anlamına gelen ayn ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yak^n kelimelerinden oluşan bir terim olup gözlem yoluyla elde edilen ve doğruluğu apaçık olan bilgiyi ifade eder (bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Ayne’l-yak^n”, DİA, IV, 269). Ayne’l-yak^n ile elde edilen bilginin ilme’l-yak^n ile elde edilenden daha üstün ve kesinlik derecesi daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/18). Yüce Allah dünya hayatında mutlak gerçeği kabul edip de âhiret için hazırlık yapmayan, aksine fâni şeylere aldanıp onlarla başkalarına karşı övünenlerin âhirette cehennem azabıyla cezalandırılacağını yemin ederek haber vermiştir. 6. âyette “Cehennemi mutlaka göreceksiniz” ifadesinin mecazi bir görme şeklinde anlaşılmaması için 7. âyette, “Onu ayne’l-yak^n olarak, gözünüzle ayan beyan göreceksiniz” buyurulmuş; böylece hem tehdit pekiştirilmiş hem de cehennem olayının büyüklüğü ifade edilmiştir (Ebû Hayyân, VIII, 508). 8. âyet ise Allah’ın verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirmek üzere O’nun yolunda ve emrettiği şekilde değerlendirmeyip de onları başkalarına karşı övünme ve kendini üstün görme aracı yapanların bu nimetlerden hesaba çekileceklerini, sonuçta cehennem azabıyla şiddetli bir şekilde cezalandırılacaklarını göstermektedir.

Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa:679-680

Tekasür Suresinin Faziletleri

  • Allah Rasulu (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Tekasür suresini okumaya devam eden kişi manevi alemde ‘şükrü eda eden’ diye isimlendirilir.“
  • Hz. Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir keresinde Ashabına binaen buyurdu ki: “sizin herbiriniz her gün 1.000 ayet okumayaz mı?” buyurdu. Onlar (Radıyallahü Anhüm): “Buna kimin gücü yeter ya Resulallah?” dediklerinde, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem): “Sizin biriniz Tekasur suresini okumaya kadir değil midir?”
  • Bu sureyi kim her gün okursa kabir azabından emin olur.
  • Bir kimse baş ağrısı yaşadığında ikindi namazından sonra bu sureyi okursa başının ağrısı geçer.
  • Bir kimse aksatmaksızın her gün bu sureyi okursa işleri açılır, yolundaki engebeliler kalkar, kazancı artar, İlahi lutfa mazhar olur.
  • Bir kimse başına herhangi bir musibet geldiğinde veya gelmesinden korkarsa günde 3 defa bu sureyi okuyabilir.
  • Bir kimse yağmur yağdığı zaman hiç ara vermeden 7 kere bu sureyi okursa Allahu Teala’da o kimseye hesapsız sevap verir.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *