Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in Şemaili

0

Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in mübarek cismi güzel, bütün azaları birbirine mütenasip, görünümü gayet güzel, alnı, ğöğsü, iki omuzlarının arası ve avuçları genişti.

Mübarek boynu uzun ve ölçülü, gümüş gibi saftı. Omuzları, Pazuları irice ve kalındı. Mübarek karnı göğsü ile beraber olup şişman değildi.Ayaklarının altı çukur olup düz değildi.

Uzuna yakın orta boylu, iri kemikli, iri gövdeli, güçlü ve kuvvetli idi. Ne zayıf, ne topluca, belki ikisinin ortası ve sık etli idi. Mübarek cildi ise ipekten yumuşaktı. Başı normal büyüklükte idi.

Hilal kaşlı, çekme burunlu, ağız değirmi çehreli idi. Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzeldi. İki kaşının arası açık, fakat birbirine yakındı.Çatık  kaşlı değildi. İki kaşının arsında bir damar vardı ki, kızdığı zaman kabarıp görünürdü.

Mübarek rengi ne ak, ne de kara yağız;ikisi ortasında gül gibi kırmızıya çalar, beyaz, nurani ve berraktı. Mübarek yüzünden kendisine has bir nur parlardı. Gülerken ağızları şimşek gibi nur saçılarak açılırdı.

Mübarek saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düzdü. Saçlarını uzattığı zaman kulak memelerini geçmezdi. Mübarek sakal-ı şerifi sık ve tamdı. Uzun intikallerinde saçı ve sakalı henüz ağarmaya başlamıştı. Ancak mübarek başında biraz, sakalında da yirmi kadar beyaz kıl vardı.

Mübarek cismi en güzel kokudan daha iyi kokardı. Koku sürünsün sürünmesin, teri ve teni en güzel kokudan daha güzel kokardı.O’nunla musafaha eden kimse gün boyunca O’nun mübarek kokusunu duyardı.Mübarek elini bir çocuğun başına sürse o çocuk diğer çocukların arasında tanınırdı.

Fevkalede bir hisse sahipti. Çok uzaklardan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü. Her hareketi normaldi. Bir yere gideceği zaman acele etmeyip sağa sola meyletmeden vakar ile doğru yoluna gider, normal bir biçimde yürürlerdi.

Güleryüzlü, tatlı sözlü idi. Kimseyi incitici söz söylemez, kimseye kötü muamele etmez ve kimsenin sözünü kesmezdi. Fakat heybetli ve vakarlı idi. Lüzumsuz söz söylemezdi. Gülmesi tebessümdü. 

O’nu ansızın göreni bir heybet alırdı. Herkese derecesine göre hürmet gösterirdi. Akrabalarına daha ziyade ikram ederdi. Lakin onları kendilerinden daha faziletli kimselerin üzerinde tutmazdı.

Kendilerine hizmette bulunanları pek hoş tutardı. Kendisi ne yer, ne giyerse onlara da onu yedirir ve giydirirdi. Çok cömert ve ikram sahibi. Çok şefkatli ve merhamet sahibi idi.

 Çok cesaretli ve bilgili idi. Sözünde ve vaadinde sabit, sözünde sadıktı. Hasılı o ahlakça, akıl ve zekaca herkesten üstün ve her türlü medh ü senaya layıktı. Allah’ım! Bizi O’na layık bir ümmet eyle!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *