Nas Suresinin Okunuşu Türkçe Meali Faziletleri

0

Nas Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 114. suresidir. 6 ayetten oluşur.

Nas Suresi, Felak Suresi’nin ardından Mekke’de indirilmiştir. Adını ayet sonlarında tekrarlanan ve insanlar anlamına gelen nas kelimesinden almıştır. Felak Suresinin devamı olarak indirilen Nas Suresi, insanların kalplerine vesvese sokan cin ve şeytanın şerrinden Allah’a sığınmak için okunan mukaddes bir duadır. Nas ve Felak surelerinin ikisine birlikte, Allah’a sığınmayı gösteren iki sure anlamına gelen; “muavvizeteyn” adı verilmektedir. Nas ve Felak sureleri ile görünen veya görünmeyen her türlü kötülük ve beladan yalnızca, Allah’ın sonsuz koruyuculuğuna ve rahmetine sığınılması buyrulmaktadır.

Nas Suresinin Arapça Yazılışı

Nas Suresinin Okunuşu Türkçe Meali Faziletleri

Nas Suresinin Arapça Okunuşu Kabe İmamı

Nas Suresinin Türkçe Meali

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1- De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
2- İnsanların hükümdârına,
3- İnsanların ilâhına,
4- O sinsi vesvesecinin şerrinden.
5- O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
6- Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Nas Suresinin Faziletleri

Peygamber Efendimiz(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu;

“Akşama ve sabaha eriştiğin zaman ihlas suresi ile muhavvezeteyn surelerini üç defa oku! Her türlü şerre karşı sana yeter.”

“Her kim Cuma namazından sonra oturduğu yerde, İhlas-ı Şerif, Felak ve Nas surelerini yedi kere okursa, bir daha ki Cuma’ya kadar(kendisi, çoluk cocuğu ve malı bir hafta boyunca) muhafaza edilir (kötülüklerden korunur).”

“Her kim Cuma imam selam verdiğinde ayağını bükmeden (namaz halini bozmadan) Fatiha, İhlas, Felak ve Nas surelerini yedişer kere okursa, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır ve kendisine Allah’u Teala’ya ve ahiret gününe inanların sayısınca ecir verilir.”

Nas Suresinin Nüzul Sebebi

Peygamber efendimiz(sav)’e Yahudiler tarafından yapılan büyünün bozulmasına karşılık felak ve nas sureleri birlikte nazil olmuşlardır.

Müfessirler demişlerdir ki: Rasulullah’a (sav) hizmet eden yahudi bir çocuk vardı. Yahudiler ona yaklaştılar ve ondan Rasulullah’ın(sav) baş tarağını ve tarağın dişlerinden bir miktar alıncaya kadar ayrılmadılar. O da onları aldı ve onlara verdi. Onlar da Rasulullah’a sihir yaptılar. Yahudi Lebid ibnu’l-A’sam bu işi üzerine aldı. Sonra adına ‘Zervan’ denilen Beni Zurayk kuyusunda o sihri gizledi. Bu sebeple Rasulullah(sav) hastalandı. Başının saçları yayıldı ve saçıldı. Bu, altı ay devam etti. Hanımları ona gidiyolar, fakat o, hanımlarına gitmiyordu. Rasulullah(sav) erimeye başladı. Başına geleni de bilmiyordu.

Birgün uyurken ansızın ona iki melek geldi. Birisi baş tarafına, diğeri de ayak tarafına oturdu. Baş tarafına oturan dedi ki: “Bu adama ne oluyor?” Diğeri de: “Tubbe yapıldı.” dedi. Öbürü: “Tubbe nedir?” diye sordu. Diğeri de : “Sihirdir.” dedi. Öbürü: “Ona kim sihir yapmış?” dedi. Diğeri: “Yahudi Lebid ibnu’l-A’sam” diye cevap verdi. Sordu ki: “Ne ile sihir yapmış?” O da: “Saç tarağıyla.” dedi. “O nerededir?” diye sordu. Diğeri: “Zirvan kuyusunda su çekilirken ayak basılan taşın altında hurma çiçeğinin kabuğuna sarılı.” dedi.

Rasulullah(sav) uyandı ve buyurdu ki: “Ey Aişe, anladın mı? Allah-u Teala bana hastalığımı haberverdi.” Sonra Ali, Zübeyr ve Ammar bin Yasir’i gönderdi. Bu kuyunun suyunu boşalttılar. Sanki su, bekletilmiş üzüm gibiydi. Sonra taşı kaldırdılar ve hurma çiçeğini kabuğuna çıkardılar. Bir de baktılar ki, Rasulullah’ın(sav) tarağı ile tarağının dişleri ve bir de o hurma çiçeğinin kabuğunda kendisinde on bir düğüm bulunan bağlanmış ve iğne ile birbirine geçirilip batırılmış bir ip var. Bunun üzerine Allah teala muavizeteyn surelerini indirdi. Rasulullah(sav) her bir ayeti okudukça bir düğüm çözüldü. Rasulullah(sav) rahatladı. Son düğümler de çözülünce Rasulullah(sav) sanki bağlandığı bir ip etrafından çözülmüş gibi rahatladı. Cebrail(as) şöyle demeye başladı: “Seni Allah’ın adıyla tedavi ediyorum. Sana eziyet veren her şeyden, hased edenden, nazar edenden, Allah sana şifa versin.” Bunun üzerine dediler ki: “Ey Allah’ın Rasulü, habisin başını yaralım mı? Onu öldürelim mi?” Rasulullah(sav) buyurdu ki: “Allah bana şifa verdi. İnsanlara şer dağıtmayı hoş görmem.” Bu davranış da Rasulullah’ın(sav) hilmindendir.” (Buhari, Tıbb: 5766; Müslim, Selam: 44/2189; Beyhaki, Delailu’n-nübüvve; Vahidi, Esbab-ı Nüzul; Suyuti, Esbab-ı Nüzul Lübab-ı Nükul)

Aişe dedi ki: “Rasulullah’a(sav) sihir yapıldı. O, öyle bir hale geldi ki yapmadığı halde birşey yapmış vehmine kapıldı.” Aişe diyor ki: “Bir gün benim yanımdayken Allah’a dua etti ve O’nu çağırdı. Sonra dedi ki: “Ey Aişe hissettin mi?Allah kendisinden istediğimi bana verdi.” Ben de dedim ki: “Nedir o ey Allah’ın rasulü?” Buyurdu ki: “Bana iki melek geldi…”dedi ve yukarıdaki şeyleri anlattı.” (Buhari, Tıbb: 5766; Müslim, Selam: 44/2189; Vahidi, Esbab-ı Nüzul)

Enes bin Malik dedi ki: “Bir yahudi Rasulullah’a(sav) bir şeyler yaptı. Bundan dolayı da ona çokça acı isabet etti. Sahabeler onun yanına gelince ona bir şeylerin olduğunu anladılar. Cibril de kendisine Muavizeteyni indirdi. Rasulullah(sav) bu ikisi ile Allah’a sığındı. Bundan sonra da ashabına sıhhatli olarak çıkmış oldu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *