Mülk Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

0

Mülk bir diğer adı ile Tebareke Suresi Mekke döneminde inmiştir. 30 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Mülk” kelimesinden almıştır.

Mülk Suresinin Nüzul Sebebi

Mushaftaki sıralamada altmış yedinci, iniş sırasına göre yetmiş yedinci sûredir. Tûr sûresinden sonra, Hâkka sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur.

Mülk Suresinin Konusu

Sûre genel olarak Allah Teâlâ’nın varlığı ve birliğini, azametini, evrendeki hükümranlığını, tek tanrı ve tek yaratıcı olduğunu, hayatın ve ölümün var ediliş amacını ve öldükten sonra dirilmeyi konu edinmektedir. Sûrede ayrıca insanlığın ilâhî vahyin uyarıcılığına muhtaç olduğuna işaret edilmekte, bunu kabul etmeyenlerin karşılaşacakları kötü sonuçla ilgili uyarılar yapılmaktadır.

Mülk Suresinin Arapça Yazılışı

Mülk Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

Mülk Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

Mülk Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

Mülk Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

Mülk Suresinin Türkçe Meali

﴾1﴿ Mutlak hükümranlık elinde olan Allah aşkındır, cömerttir ve O’nun her şeye gücü yeter.
﴾2﴿ Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
﴾3﴿ Yedi göğü birbiriyle tam bir uygunluk içinde yaratan O’dur. Rahmânın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
﴾4﴿ Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak; (kusur arayan) göz aradığını bulamadan bitkin olarak sana dönecektir.
﴾5﴿ Gerçek şu ki biz yakın göğü kandillerle süsledik. Ayrıca bunlarla şeytanların taşlanmasını sağladık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
﴾6﴿Rablerini inkâr edenlere cehennem azabı vardır. Orası ne kötü bir varış yeri!
﴾7﴿ Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
﴾8﴿ Cehennem neredeyse öfkesinden çatlayacak! Oraya her bir grup atıldıkça, muhafızları onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar.
﴾9﴿ Şöyle cevap verirler: “Evet, doğrusu bize bir uyarıcı (peygamber) gelmişti; fakat biz onu yalancılıkla itham etmiş ve ‘Allah hiçbir şey göndermemiştir; siz gerçekten büyük bir sapkınlık içindesiniz!’ demiştik.”
﴾10﴿ “Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık!” diye de ilâve ederler.
﴾11﴿ Böylece günahlarını itiraf etmiş olurlar. O alevli ateşin mahkûmları artık rahmetten mahrumdurlar.
﴾12﴿ Görmedikleri halde rablerinden korkup saygı duyanlara gelince, onları da hem bir bağışlanma hem de büyük bir ödül beklemektedir.
﴾13﴿ Sözünüzü ister gizleyin isterse açığa vurun; unutmayın ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
﴾14﴿ Yaratan bilmez olur mu? O, bütün inceliklerin farkındadır ve her şeyden haberdardır.
﴾15﴿ Yeryüzünü sizin için kullanışlı hale getiren O’dur. Üzerinde dolaşın ve Allah’ın rızkından yiyip için; (ama unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’adır.
﴾16﴿ Göktekinin sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız yeryüzü altüst olmuş!
﴾17﴿ Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarılarımın ne demek olduğunu yakında anlayacaksınız!
﴾18﴿ Onlardan öncekiler de (gerçekleri) yalan saymışlardı; ama verdiğim ceza da nasıl olmuştu?
﴾19﴿ Üstlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları hiç görmediler mi? Onları (havada) rahmândan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
﴾20﴿ Peki, rahmâna karşı size yardım edecek askerleriniz kimler? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
﴾21﴿ Yahut Allah lutfettiği rızkı kesiverse size rızık verebilecek olan kim? Hayır! Onlar azgınlıkta ve haktan sapıp uzaklaşmakta ısrar ediyorlar.
﴾22﴿ Şimdi (düşünün, önünü görmeden), yüzüstü sürünen mi hedefe erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
﴾23﴿ De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”
﴾24﴿ De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; sadece gelip O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
﴾25﴿ “Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.
﴾26﴿ De ki: “O bilgi yalnız Allah’a mahsustur, ben ise sadece açık bir uyarıcıyım.”
﴾27﴿ Ama onu yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kara çıkacak ve (kendilerine), “İşte sizin isteyip durduğunuz budur!” denilecektir.
﴾28﴿ De ki: “Beni ve beraberimdekileri Allah öldürse bizi esirgerse de (âhiret ümidimiz bâkidir); peki söyler misiniz, inkârcıları (âhiretteki) can yakıcı azaptan kurtaracak olan kimdir?”
﴾29﴿ De ki: “O, rahmândır; biz O’na iman etmiş ve O’na güvenip dayanmışızdır. Kimin düpedüz bir sapkınlık içinde olduğunu yakında anlayacaksınız!”
﴾30﴿ Bir de şunu sor: “Suyunuz çekiliverse size akarsuyu kim getirebilir?”
Mülk Suresinin Arapça Okunuşu Kabe İmamı
Mülk Suresinin Faziletleri
  •  İbn Abbas (ra)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Sevgili Peygamberimiz’in (sas) ashâbından birisi bir kabrin üzerine çadırını kurmuştu, ancak onun bir kabir olduğunu bilmiyordu. Bir de baktı ki, orada bir adam Mülk (Tebâreke) Sûresi’ni okuyor. Sonuna kadar okudu. Bunun üzerine çadır sahibi Hz. Peygamber’e gelerek, “Ey Allah(c.c.)’ın Resûlü, ben çadırımı bir kabir üzerine kurmuşum; fakat onun bir kabir olduğunu bilmiyordum. Baktım ki orada bir adam Mülk Sûresi’ni okuyor, sonuna kadar okudu. Resûlullah (sas) buyurdu ki: “O sûre Mânia’dır. O zatı kabir azâbından kurtarır.”
  •  Ebu Hüreyre’den şöyle rivâyet edilmiştir: “Allah(c.c.) Resûlü (sas) buyurdu ki: “Kur’an’da otuz âyetli bir sûre bir adama şefaat etti. Nihayet o, bağışlandı. İşte bu sûre Mülk Sûresi’dir.”
  • Câbir (ra)’den şöyle rivâyet edilmiştir: “Peygamber Efendimiz (sas) Secde ve Mülk sûrelerini okumadan uyumazdı.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 9)
  • Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sas) buyurdular ki: “Kur’ân-ı Kerim’de otuz âyetlik (şanı yüce) bir sûre vardır. Bu sûre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah(c.c.)’ın onu affetmesini sağlar. Bu sûre Tebârekellezî bi-Yedihi’l-Mülk’tür.”
  • Tirmizî’de, İbnu Abbas (ra) Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini belirtir: “Bu sûre (kabir azabına veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu sûre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır.” (Tirmizî, Sevab-ül Kur’an-9) Âlûsî der ki: “Bu sûrenin fazîleti hakkında zikredilen haberlerden dolayı söz konusu sûrenin her gece okunmasının mendub olduğu söylenmiştir. Ben de temyiz yaşından beri bu sûreyi okumaya devam ediyorum. Beni buna muvaffak kılan Allah(c.c.)’a hamd eder, bundan böyle de yardım ve kabulünü dilerim.” (Âlûsî, Rûhu’l-Meânî).
  • “Tebârekellezî” olarak bildiğimiz Mülk Sûresinin faziletini de Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şu hadisleriyle bildirirler: “Kur’ân’da otuz âyetlik bir sûre vardır. Okuyan kimseye bağışlanıncaya kadar şefaat eder. O da Mülk Sûresidir.”
  • “Mülk Sûresi, kabir azabına mâni olan ve kabir sıkıntı-sından kurtaran bir sûredir.” Bu konuda ayrıca İbni Abbas’ın rivâyet ettiği şöyle bir hadis de vardır: Resulullah’ın (a.s.m.) Sahabilerinin bir kısmı oranın mezarlık olduğunu bilmeyerek bir mezarın üzerine çadır kurdular. Oysa orası bir mezarlıkmış. Mezardaki insan Tebarake sûresini sonuna kadar okudu. Daha sonra Resulullah (a.s.m.) gelince sordular: “Yâ Resulallah, çadırımı bir mezarın üzerine kurdum, oysa ben oranın mezar olduğunu bilmiyordum. Ne var ki orası bir mezarmış, içindeki adam Mülk Sûresini sonuna kadar okudu.” Bunun üzerine Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdu: “O sûre azaptan uzaklaştırıcıdır, azaptan koruyucudur. O korkuyu gidericidir, o okuyanı kabir azabından emin kılar.”
  • Tâûs rivâyet ediyor: “O iki sûre (Secde ve Mülk Sûrele-ri) Kur’ân’ın bütün sûrelerinden yetmiş kat üstündür.”
  • Abdullah bin Mes’ud’un rivâyetine göre şöyle anlatıyor: “Kişi kabrine getirildiği zaman, önce ayağı getirilir. Ayakları der ki: ‘Benim tarafımdan sizin için bir yol yoktur. Çünkü bu insan Mülk Sûresini okurdu.’ “Sonra göğsü veya karnı tarafından gelinir. Onlar da aynı şekilde şöyle der: ‘Benim tarafımdan sizin için bir yol yoktur. Çünkü bu insan Mülk Sûresini okurdu.’ “Sonra başı tarafından gelinir. O da aynı şekilde, ‘Be-nim tarafımdan sizin için bir yol yoktur. Çünkü bu insan Mülk sûresini okurdu’ der. O engelleyicidir, insanı kabir azabından korur. Bu sûre Tevrat’ta da, Mülk Sûresidir. Kim onu gece okursa sevabı daha çok olur ve güzelleşir.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *