Kevser Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

0

Kevser Suresi; Âdiyât sûresinden sonra Mekkede nazil olan Kevser Suresi Kur’an-ı Kerimin vahyin başlangıç döneminde indirilen sûrelerindendir. Kur’anın en kısa sûresi olup 3 ayettir. Yüce Allahın, Resûlüne lutfettiği feyiz ve bereketi, beşeriyetin gönüllerinin üzerinde nail olduğu saltanatı beyan eder.

Kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. Erkek çocukları yaşamadığı için Peygamberimize müşrikler, nesli kesik manasına “ebter” dediler. Sûrede buna cevap verilmiştir.

Yüce Peygamberimizin büyük oğlu Kasım vefat etmişti. Dininden dolayı Peygamberimize düşman olan müşrikler, peygamberin oğlu ölünce başka erkek evladı yok (kalmadı) diye “Ebter” demişlerdi. Peygamberimiz bu hadiseden çok üzülmüşlerdi.

Sûre Hz. Peygambere verilen hayırları, nimetleri “Kevser” ile dile getirmektedir. Peygamber düşmanlarının helak olacaklannı bildirmektedir. Ve sûrenin bildirdiği de olmuştur. Tüm kafirler helak olmuştur.

Kevser Suresi’nin Arapça Yazılışı

Kevser Suresi Okunuşu Arapça Türkçe Meali Faziletleri

Kevser Suresinin Türkçe Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

1. Şüphesiz biz sana Kevser”i verdik.

2. O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

3.  Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

Kevser Suresinin Nüzul Zamanı

Bu sûre, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in nübüvvetinin ilk yıllarında, tebliğ esnâsında pek çok zorluk çekerken tesellî vermek için inmiş sûrelerden birisidir. Duhâ ve İnşirâh sûreleri de böyledir.

Her ne kadar Hazret-i Enes -radıyallâhu anh-’den Medine’de indirildiğine dâir rivâyetler varsa da, müfessirlerin çoğu tarafından sûrenin muhtevâsı ve diğer tarihî şartlar göz önünde bulundurularak Mekke’de nâzil olduğu kabul olunmuştur. Hazret-i Enes’ten gelen rivâyeti de doğru kabul ederek, sûrenin hem Mekke’de, hem de Medine’de iki ayrı defa indirildiğini söyleyenler de vardır.

Kevser Suresinin Nüzul Sebebi

Peygamber Efendimiz, İslâm’ı tebliğ etmeye başladığında, ona muhalefet ve düşmanlık eden kimseler, kin ve öfkelerini, Peygamber Efendimizin şahsına yönelttikleri ve erkek çocuklarının yaşamaması sebebiyle O’na “Ebter: Soyu kesik” demeye başladıkları dönemde indirilmiştir. Bu söz, Peygamber Efendimizi bir insan olarak ister istemez üzüyordu.

İşte Allah Teâlâ, erkek çocuklarının vefât etmesinin bir hikmeti olduğunu işâret bâbında, Peygamber Efendimizi tesellî ediyor; kendisine bu hakareti edenlerin yok olup gideceğini, O’nun şerefli adının ve soyunun ise Allâh’ın vereceği pek çok bereket ve lütufla büyüyerek çoğalacağını bildiriyordu.

Sûrenin bu sebeple indiği hususunda ittifak olmakla birlikte, bu sözü söyleyenin kim olduğu ve ne sûretle söylediği konusunda farklı görüşler vardır.

İkrime’den gelen bir rivâyette, Kureyşlilerin “Muhammed bizden koptu.” mânâsında “betere” fiilini kullanmalarıyla bu sûre inmiştir.

Başka bir rivâyette de, Medine’deki Yahudilerin reisi, Mekke’ye geldiğinde, Mekkeliler onun yanına toplanmış ve Peygamber Efendimizi işaret ederek:

“-Biz hacılara su dağıtan ve Kâbe’ye hizmet edenleriz. Sen de Medinelilerin Efendisisin. Biz mi hayırlıyız, yoksa şu kavminden kopan mı? O kendisini bizden daha hayırlı sanıyor?” diye sormuşlardı. Bunun üzerine Ka’b:

“-Hayır, siz daha hayırlısınız!” demiş ve bu sûre nâzil olmuştu.

Abdullah bin Abbas -radıyallâhu anhümâ-’dan rivâyet edildiğine göre, Allah Rasûlü’nün Kasım ve Abdullah adındaki iki erkek çocuğu, daha küçücük yaşlarındayken peşpeşe vefât etmişti. Bunun üzerine azılı kâfirlerden Âs bin Vâil:

“-Muhammed, yerine geçecek hiçbir erkek çocuğu olmayan bir ebterdir. Ölümünden sonra ismi silinecek ve siz de O’ndan kurtulacaksınız!” demiştir.

Kevser Suresinin Önceki Sureyle İrtibatı

Bu sûrede birçok incelikler bulunmaktadır. Sanki bir önceki sûrenin mukâbili gibidir. Rabbimiz, Mâûn Sûresi’nde münâfıkların dört özelliğini sıralar:

1- Cimrilik,

2- Namazı terk etmek,

3- Namazda riyâkârlık yapmak ve

4-Zekât vermemek…

Kevser Suresinde Zikredilen Dört Sıfat

Kevser Sûresi’nde de bu dört menfî özelliğe mukabil, şu dört sıfat zikredilmiştir:

1- Cimriliğin karşısında, “Biz Sana Kevser’i verdik.” âyeti getirilmiştir. Böylece “Biz Sana nasıl her şeyi çokça verdiysek, Sen de insanlara o şekilde cömertçe ver. Cimrilik etme!” denmektedir.

2- Namazı terk etmeye mukabil, bu sûrede “Namaz kıl!” buyrularak namazda devamlılık istenmektedir.

3- Namazda riyâ ve gösterişten uzak durulması hakkında da, “Rabbin için” ifadesiyle ihlâs ve samimiyet vurgusu yapılmıştır.

4- Zekât ve en ufak yardımdan malını esirgemek gibi menfî bir haslet karşısında da insanın sahip olduğu şeyi Allâh’a adaması, onun uğrunda sahip olduğundan vazgeçmesine işaret için “Kurban kes!” buyrulmuştur. Böylece kurban olarak kesilen hayvanlara sarf edilen para kişi açısından bir sadaka olduğu gibi, onların etleri de tasadduk edilebilecektir.

Son olarak “Sana buğzeden yok mu? İşte asıl zürriyetsiz olan şüphesiz odur!” buyrularak; bir önceki sûrede vasıfları sayılan o kötü hasletlere sahip münâfıkların ölüp gittikten sonra, geride bir iz, eser ve faydalı bir amel bırakamayacakları bildirilmektedir. Onlar, hiç yaşamamış gibi kaybolup gidecekler, ama Rasûlullâh’ın dünyada güzel bir adı ve faydalı eserleri kalacak; âhirette ise Allah’ın vereceği mükâfâtlar bitip tükenmeyecektir.

Allah Teâlâ, âdeta şöyle buyurmaktadır:

“Ey Rasûlüm! İnsanların Sana söylediklerine gönül koyma. Bunlara mahzun olup üzülme!.. Biz Sana, dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlı pek çok nimet verdik ve vermeye devam edeceğiz. Sen, canını ve malını Allâh’ın dinini yaymak ve yaşamak için seferber et. Bedenle yapılan ibadetlere -ki zirvesi namazdır- devam et. Malını da Allah için harca, O’nun uğruna kurban kes, sadaka ve infakta bulun!.. Bütün varlığınla ve ihlâsla O’nun dinini yaşa!..”

 

Böylece Rabbimiz, bir yetim olarak dünyaya gelen Rasûlü’nün kalbine inşirah vermekte, O’nu teselli etmekte, insanların saldırı ve ithamlarından O’nu kendi himâyesine almak sûretiyle korumaktadır. Gerçekten insanı, Allah’tan daha iyi muhafaza edecek başka bir sığınak var mıdır?!

Kevser Suresinin Esrarı

  • 100 defa okuyanın muradını Allahü Teala verir
  • 100 defa okuyan rüyasında Peygamber Efendimizi görür
  • Bir oturuşta bin kere okumak pek faziletlidir.
  • her gün okuyanın kalbi iyi duygularla dolar.
  • Her türlü meşru hacet için,yağmur yağarken 1oo kere okuyup da dua edilirse,muradı hasıl olur.
  • Sabah istediği saatte uyanmak isteyen,yatmadan önce 3 kere okursa,amksadı hasıl olur.
  • her gün okumak,hasımların kinini engeller.

1-Allah Teâlâ, Rasûlü’ne sayısız nimet, hayır ve güzellikler ihsan etmiştir. Ona vermiş olduğu maddî-mânevî ikramların sayısını tesbit etmek bile neredeyse imkânsızdır.

2-Allah Teâlâ, Ümmet-i Muhammed’e, sırf Allah rızâsını gözeterek namaz kılmalarını ve kurban kesmelerini emretmiştir. Bütün ibadetler, Allah için ve ihlâsla yapıldığı nisbette makbuldür.

3-Peygamber Efendimize buğzeden kimseler, hem dünya, hem de âhiretteki hayırlardan mahrum kalırlar. Kendilerinden önceki müşrikler gibi, kötü olarak anılmaya ve bereketten mahrum kalmaya mahkûm olurlar. Rasûlullâh’a muhabbet ve hürmet de îmanın gereklerindendir.

Bizleri, böyle yüce bir Peygamberin ümmeti kılan Rabbimize sonsuz hamd ü senâ olsun. Âmin.

Kaynak: Zehra Eriş, Şebnem Dergisi, Sayı: 130, Yıl: Aralık 2015

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *