Kaylule Uykusunun Şaşırtıcı Faydaları

0

Kaylule Uykusu Nedir?

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in uyku vakti, genellikle yatsı namazından sonra ve sabah namazından önceki zamandır. Efendimiz, imkân varsa öğle namazından sonra bir saat kadar uyurdu. Buna “kaylûle” denir.

Kaylule Uykusunun Vakti Ne Zamandır?

Kaylule uykusu bir şekerleme veya sadece dinlenme olan, tam gün ortasında güneş tepedeyken yapılan bir istirahattir ve sünnettir. Eğer öğle namazı hemen kılınmıyorsa genellikle öğle namazı öncesinde yapılır. Aksi halde namazdan sonra da yapılabilir.

Kaylule Uykusu İle İlgili Hadis-i Şerifler

Kaylûle Buhâri’de kayıtlı bir hadiste şu ifadelerle anlatılmaktadır:

Rasûlüllah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) bir gün kızı Fâtıma (RadıyAllahu Anha)’nın evine geldi. Hz. Ali (RadıyAllahu Anh)’i evde bulamadı. Fâtıma’ya: “Amcam oğlu Ali nerede? ” diye sordu. Fâtıma. “Aramızda bir şey geçti, birbirimize darıldık, o da gündüz uykusu (kaylûle)nu benim yanımda uyumadı” cevabını verdi. Rasûlüllah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem), adamın birine; “Bak bakalım nerededir?” buyurdu. Adam gidip geldi ve: “Ya Rasûlallah! Mescitte uyuyor” dedi. Rasûlüllah mescide gitti, onun, yan tarafına yatmış ve ridasının bir yanından sıyrılmış olduğunu, vücûdunun da toprağa bulanmış olduğunu gördü. Mübarek eliyle vücudundan toprağı silerken; “Kalk ebâ turâb, kalk ebâ türâb! (toprak babası)” (Buhârî, Salât, 58) diye seslendi.

Peygamber (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) ve ashâbı, Arabistan’ın aşırı sıcaklarından korunmak ve gece ibadetlerini yapabilecek gücü kazanmak için, önemli işleri olmadığında “kaylûle”den yararlanırlardı. Rasûlüllah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem)’ın: “Gündüz orucu için sahur yemeğinden ve gece ibadetine kalkmak için “kaylûle”den yararlanın” (İbn Mâce, Savm, 22) hadisinden bu husus açıkça anlaşılmaktadır.

Şu rivâyetler de kaylûle sünnetinin nasıl yapıldığını anlatmaktadır:

Zeyd b. Sabit’in kardeşi Yezîd b. Sabit’ten: Bir gün Rasûlüllah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber çıktık. Bakî’a varınca yeni bir kabir gördü ve kime ait olduğunu sordu. ” Falanca kadınındır. ” dediler. Rasûlullah onu tanıdı ve: “Neden onun cenazesinden bana haber vermediniz?” diye sordu. Dediler ki: “Sen oruçlu idin ve gündüzün ortasında “kaylûle” yapıyordun; bu yüzden sana haber vermek istemedik” (İbn Mâce, Cenâiz, 32).

İbn Ömer, hac sırasında Kâbe’yi tavaf eder, sonra Mekke’de “kaylûle” yapar, daha sonra kurban bayramı günü Minâ’ya gelirdi (Buhârî, Hacc, 129).

Ebu İshak el-Fezârî’nin Humeyd’den naklettiğine göre, Enes (RadıyAllahu Anh) şöyle demiştir: “Bizler Cumaya erken davranır, namazdan sonra da “kaylûle” yapardık” (Buhâri, Cuma, 40).

Buna benzer bir rivayet de Sehl’den nakledilmiştir: “Bizler Peygamber (SallAllahu Aleyhi ve Sellem)’le birlikte Cuma namazını kılardık, “kaylûle” ondan sonra olurdu” (Buhârî, Cuma, 40; bk. Şamil İslam Ansiklopedisi, Kaylule md.)

Rasulullah’ın(SallAllahu Aleyhi ve Sellem) bir sünneti olan ‘Kaylule’ uykusunun sağlığımıza faydaları nelerdir?

Eğer yeteri kadar uyumuyorsanız sürekli yorgun hisseder veya hasta olursunuz. Her ne kadar iyi besleniyor ve iyi spor yapıyor olursanız olun yeteri kadar uyumuyorsanız sağlığınız tehlikededir. Yapılan bilimsel çalışmalara göre gün içinde yapılan bir şekerleme, beynin genel fonksiyonlarını olumlu yönde etkiliyor. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre gün içinde bir şekerleme, geçici hafızanın uzun süreli hafızaya çevrilerek bilginin pekişmesini sağlarken geçici hafızayı da boşaltıp beyni yeni bilgilere hazır hale getiriyor.

Şekerlemenin Sağlığa Beş Şaşırtıcı Faydası
1) Gün İçindeki Şekerleme Erken Yaşlanmayı Önler
İşte bu nedenle aynı zamanda “güzellik uykusu” da denilir. Uykuda büyüme hormonları salınarak derideki ölü hücrelerin yenilenmesi sağlanır.
2) Şekerleme Gün İçindeki Performansınızı Artırır
Bir araştırmaya göre şekerleme zihinsel ve fiziksel aktivitelerin performansını artırıyor. Eğer çok fiziksel aktivitede bulunuyorsanız, şekerleme sayesinde hemen tekrar dinlenebilir ve sonuçta daha iyi bir atletik performans sergileyebilirsiniz. Çalışmalar gösteriyor ki ideal şekerleme süresi, derin uykuya girmeden önce 20 ila 40 dakika arası olmalıdır.
3) Şekerleme hücreleri onarır
Uyku halindeyken bedenimiz kendini onarır. Stres ve toksinler sonucu vücutta oluşan zararı onaran proteinler üretilir. Şekerleme sayesinde üretilen büyüme hormonları doku ve kas yıpranmalarını iyileştirir.
4) Şekerleme hafızayı kuvvetlendirir
Yine yapılan son araştırmalara göre şekerleme genel beyin fonksiyonlarının daha sağlıklı gerçekleşmesini sağlıyor. Araştırıcılar, şekerleme sırasında geçici hafızanın kalıcı hafızaya dönüştürüldüğünü ve aynı zamanda da geçiçi hafızanın boşaltılarak yeni bilgilerin öğrenilmesine beynin hazır hale getirildiğini keşfettiler
5) Şekerleme kolay kilo vermenize yardımcı olur
Uykusuzluk leptin ve ghrenlin hormonlarının dengesini bozar. Bu hormonlar iştahınızdan sorumludurlar. Bu hormonların dengesi bozulduğunda daha fazla yeme ihtiyacı hissedersiniz. Şekerleme ise bu hormonları dengede tutar.
Magnezyum, sinirlerinizi yatıştırmada ve kasları gevşetmede size yardımcı olabilir ki bu da iyi bir uyku için yardımcı olur.

 

Tıp Açısından Kaylule

Modern psiko­loji kitapları uykuyu “şuurluluğun geçici olarak değiştiği bir durum olarak” tanım­lar. 1950’li yıllarda uyku “pasif teori” ile açıklanarak dimağı uyanık vaziyette tutan dürtülerin şiddeti azaldığında beynin uy­kuya girdiği düşünülüyordu. Buna göre uyanıklık bedenin normal hali, uyku ise uyanıklık haline bir ara verme idi. Fakat 1960’lı yıllarda sinir fizyolojisi hakkındaki bilgilerin artmasıyla uykunun pasif bir olay olmadığı, aksine çeşitli canlı türleri için değişiklikler arzedecek şekilde önce­den programlanmış aktif bir hadise nite­liği taşıdığı ve bu program gereğince pe­riyotlar halinde ortaya çıktığı fikri hâkim olmuştur.
İnsanın iç alemiyle, yakın temasta bu­lunduğu dış âlem arasında zaman kavra­mı yönünden farklılıklar vardır. Dış çevre­de bir gün yirmi dört saat olacak şekilde ayarlanmıştır; bedendeki iç âlemin uyku ve uyanıklık yönünden günlük süresi ise gece-gündüz farkının bulunmadığı, ses ve ısı değişikliklerinin giderildiği ve sos­yal uyarıların ortadan kaldırıldığı uyku laboratuvarlarında yapılan çalışmalarda yirmi beş saat ve daha fazla olarak tesbit edilmiştir. Bu çalışmaların diğer bir önemli sonucu da bütün deneklerin öğle saatlerinde uyuduklarının gözlenmesidir. Buna dayanarak uyku uzmanları, insanın tabii yapısının öğle ve gece saatlerinde olmak üzere en az iki defa uyumaya göre programlandığını belirtmektedir.
İnsanlar günlük hayatlarında tabii uy­ku davranışlarını yalnızca bebeklik çağla­rında gösterebilme şansına sahiptir. Ni­tekim bebekler gündüzleri sık sık uykuya dalar ve uyanırlar, okul çağına geldiklerin­de sosyal çevre ve şartlar gündüzün uyu­malarını engellemeye başlar; erişkin ha­yatta ise kişinin ne zaman ve ne kadar uyuyacağını, artık bedenin ihtiyacı değil toplumun hayat tarzı belirler. Buna rağ­men iç âlemdeki uyuma isteği büsbütün yok olmaz. Nitekim öğle saatlerinde kişi­nin gevşeyip dikkatinin dağıldığı bilin­mektedir. Bu durumun öğlen yemeği, iklim ve şahsî farklılıklara bağlı olmadığı tesbit edilmiştir. Trafik kazalarının yakla­şık dörtte birinin bu saatlerde vuku bul­duğu belirlenmiştir.
Dünya üzerinde ekvatorun her iki ya­nında 45. enlemler arasında öğle uyku­suna izin veren bir anlayış ve yerleşik bir kültür mevcuttur. Buna Araplar “kaylû­le”, İspanyol, İtalyan ve Yunanlılar ise “siesta” adını verirler. Türkiye’de belli bir geleneğe bağlı olmasa da “öğlen şeker­lemesi” tabiri bu terimlerin karşılığı ola­rak kullanılabilir.
Öğle uykusunun bir özelliği, insana bir­kaç dakika içerisinde derin bir uykuyu ya­kalama imkânı vermesidir. Bu uyku es­nasında beyin dalgalarının ölçümü sonu­cunda derin uykunun bir belirtisi olan delta dalgalan tesbit edilmektedir. Delta dalgalı bir uykudan sonra gözünü açan kişi dinlenmiş ve tazelenmiş olarak uya­nır. Bu tesbit kaylûlenin kişide verimliliği arttıran bir faktör olduğunu göstermek­tedir. İnsan böyle bir uykudan sonra on iki saat kadar uyanık kalabilmektedir. Nite­kim İslâmî kaynaklarda kaylûle gece iba­detlerine rahat kalkabilmek için yararla­nılacak bir imkân olarak görülmekte ve zihni açıktuttuğu ifade edilmektedir.
Öte yandan araştırmalar öğle uykusu uyuyan pilot, doktor ve diğer önemli personelin daha az hata yaptığını göstermektedir.
Ortamın yeterince sakin ve sessiz olması şartıyla kaylûle zamanında yatakta uyu­makla masa başında, koltukta uyumanın uyku niteliği yönünden bir farkının olma­dığı, bu şekilde otuz kırk dakika kadar uyumanın bile günün geri kalan kısmını gerilimsiz ve enerjik geçirme imkânı sağ­ladığı belirlenmiştir. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Kaylule md.)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *