Kadının Örtmesi Gereken Yerleri Nelerdir?

0

Tesettür kavramı Türkiye’de en çok tartışılan hatta bir zamanlar içinden çıklamayacak çözüm süreci oluşturacak bir hal almıştı. Allah Teala’ya Hamdü Senalar olsun ki şuan tesettürlü giyinen hiç kimsenin bir yere girmesi yada bulunması Laiklik kavramı ile engellenemiyor. Kadının örtmesi gereken yerler nelerdir ve ne gibi ince sınırlarımız vardır bunları inceleyelim.

a) Kadının namazda örtüsü:

Hanefi mezhebine göre,  kadının namazda elleri,  yüzü ve ayakları dışındaki bütün vücudu avrettir. Bundan dolayı kapatması gerekir.

b) Kocasının yanında örtüsü:

Eşler arasında örtünme zorunluluğu yoktur. Cinsel ilişki serbest olduğuna göre, bundan daha hafif olan bakmanın,  dokunmanın yasak olması söz konusu değildir.

c) Mahrem hısımlarının yanında örtüsü:

Kadınlar aralarında ebedî olarak evlenme engeli olan (baba,  oğul,  erkek kardeş, üvey oğul gibi) hısımlarının yanında el,  ayak,  kol,  saç,  kulak,  boyun ve dizden aşağı inciklerini açabilirler.[1]

d) Müslüman kadınların yanında örtüsü:

Kadının kadına karşı avret yeri,  göbekle diz kapakları arasında kalan kısımdır. Bunun dışındaki yerleri kadınların yanında açabilir. Âyet-i kerimede “kendi kadınlarından” buyrulmaktadır.[2]

e) Müslüman olmayan kadınların yanında örtüsü:

Müslüman bir kadının,  Müslüman olmayan veya ahlâkî açıdan tehlikeli kadınların yanında mahrem yerlerini açması doğru değildir. Çünkü inançlı bir kadını gören ahlâksız veya gayrı müslim bir kadın,  gördüklerini kocalarına anlatabilir ve bu da fitneye sebep olabilir. Böylesi bir fitneye engel olmak için bu tedbir alınmıştır.

f) Yabancı erkeklerin yanında örtüsü:

Müslüman bir kadının yabancı erkeklere karşı yüzü,  bileklere kadar elleri ve ayakları dışındaki bütün bedeni avrettir ve örtmesi gerekir. Ancak ayak hakkında iki rivayet vardır,  sahih olan görüşe göre ayaklar namaz dışında avrettir.”[3]

g) Zaruret halinde kadının örtüsü:

Zaruret hali daha çok sağlık nedeniyle doktora gitmekle ortaya çıkmaktadır. Tedavi amacıyla kadının bedenine doktorun,  ebenin,  sağlık görevlisinin bakması ve dokunması caizdir.

Rasulullah(s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Tedavi olunuz. Çünkü Allah (c.c.) yaratmış olduğu her derdin devasını da yaratmıştır. Ancak bir dert bunun dışındadır,  bu da yaşlılıktır.[4]

Ancak imkan varsa erkekler erkekleri, kadınlar da kadınları muayene ve tedavi etmelidirler. Böylesi mümkün iken aksini yapmak caiz değildir. Fakat imkan olmazsa,  yani hasta kadın oluğu halde kadın doktor veya hasta erkek olduğu halde erkek doktor olmazsa veya ehli bulunmazsa imkanda olanı yapmakta sakınca yoktur.

Ümmü Atıyye (r.a.) anlatıyor: “Ben Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte yedi aynı gazveye çıktım. Ordugahlarda ben geride kalır,  askerlere yemek yapar,  yaralıları tedavi eder,  hastalara bakardım.[5]

İbn Müflih,  “el-Şer’iyye” adlı kitabında şöyle diyor: “Bir kadın hastalanır ve erkekten başka onu tedavi edecek kimse olmazsa ihtiyaç nisbetine göre kadını muayene eder,  gerekirse avret-i galizesine dahi bakabilir.

“İbn Hamdan ise şöyle diyor: “Bir erkek hastalanır,  kadından başka onu tedavi edecek kimse bulunamazsa o kadın,  onu tedavi edebilir. Gerekirse avret-i galizesine dahi bakabilir.” Hatta doktor Müslüman olmasa da ona tedavi olmakta bir sakınca yoktur.[6]

 

[1] Nûr, 31

[2] Nûr,  31

[3] el-İhtiyar,  1/46; Ayrıca tesettürle ilgili olarak diğer mezheplerin görüşlerim kısaca öğrenmek isteyenler,  “Hıcab” (Mustafa Kasadar,  Ravza Yay.)adlı kitaba başvurabilirler.

[4]  Ebu Dâvud,  Tıb 1

[5]  Müslim,  Cihâd 142

[6]H. Günenç,  Günümüz Meselelerine Fetvatar,  11/188

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *