İslamda Kadının Yeri ve Önemi

0

Kadınlar,  altıncı asrın sonlarına kadar içinde bulundukları toplumlar tarafından daima sömürüldüler. Ancak bu asırda,  İslam güneşinin doğuşuyla birlikte, kadınlar da O’nun aydınlığından faydalanarak gerçek kimliklerine kavuştular. Tarih boyunca taşımak zorunda kaldıkları kölelik zincirlerini kırıp attılar. İslam nurunun altına sığınan kadınlar,  şehevî duyguların elinde oyuncak olmaktan kurtularak, toplumun kalkınmasında,  gelişmesinde ve huzurunda etkin bir rol üstlendiler.

İslam,  kadın hakları konusunda bir takım yenilikler ve prensipler ortaya koymuştur: Bunları şöyle açıklayabiliriz:

  1. Kadın yaratılış yönüyle, erkekle tamamen eşittir. Kur’an’da Allah’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan Rabbinizden korkun.[1]

Rasulullah (s.a.v.) da bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:“Muhakkak ki kadınlar,  erkeklerin bir parçasından başka bir şey değildir.”[2]

  1. İslam’a göre kadın ve erkek, birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdır. Kadın erkeğe; erkek de kadına daima muhtaçtır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır. “… Onlar (kadınlar) sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz…“[3]
  2. İslam, kadın üzerindeki laneti kaldırmış, insanın cennetten çıkarılmasına ve lanetlenmesine kadının sebep olduğu inancını reddetmiştir

Bu konudaki ayetler şöyledir:

Dedik ki: “Oradan hepiniz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde,  kim benim hidayetime uyarsa,  onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.”[4]

             “Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağıyla örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.[5]

Bu ve bundan önceki âyetlere bakıldığında; Allah (c.c),  uyarılarını direk Hz.Âdem’e yapmakta,  şeytanın sinsi planlarını ve düşmanca niyetini ona bildirmektedir.

  1. İslam’a göre, kadının da dininin gereklerini yerine getirme ehliyeti vardır. Hayatı boyunca yaptığı amellere göre ya mükâfatlandırılacak ya da cezalandırılacaktır.        Bu konuda Allah’u Teâlâ şöyle buyuruyor: Erkek ve kadın,  mümin olarak kim iyi amel işlerse,  onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.“[6]
  2. İslam, cahiliye adetlerinden olan kız çocuklarının diri diri gömülerek öldürülmesini de (Günümüzde Kürtaj) şiddetle yasaklamıştır. Allah’u Teâlâ,   “Diri diri toprağa gömülen kıza,  hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda.[7]
  3. İslam kadına, ister kız,  ister eş ve isterse anne olsun,  her durumda da hürmet gösterilmesini ve ikram edilmesini emretmiştir.
  4. İslam, kadınların eğitim ve öğretimine de büyük önem vermiştir.
  5. İslam, çok evliliği bir düzene koyarak,  kadının sömürülmesine ve kullanılmasına dur demiştir. Bunun için de bir erkeğin evlenebileceği kadın sayısını dörtle sınırlamıştır.
  6. İslam, boşanma müessesini bir düzene koyarak, erkeğin bunu bir oyuncak gibi kullanmasını engellemiştir. Boşanmayla ilgili bir takım kaideler getirerek bu konuda da kadının mağduriyetini giderdi.
  7. İslam, kadına miras hakkı verdi. Kadın diğer medeniyetlerde hiçbir hakka sahip değilken Allah’u Teâlâ,  çocuk anne karnında bile olsa mirastan payını verdi.
  8. İslam, karı-koca haklarını yeniden tanzim etti. Buna göre erkeğin haklarıyla kadının hakları ve sorumlulukları netleşti.
  9. İslam, ergenlik çağı öncesi kadını yakınlarının himayesine verdi. Böylece kadının eğitilmesi,  gözetilmesi,  malı varsa bunun işletilmesi gibi konularda yardım edilmesi sağlandı. Kadın buluğ çağına gelince,  mali konularda da erkek gibi ehliyet sahibi oldu.

[1]Nisâ,  1

[2]EbuDâvud

[3]“Bakara,  187

[4]Bakara,  38

[5]“Tâhâ,  121

[6]Nahl,  97

[7]“Tekvır. 8-9

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *