Hayızlı İken Namaz Kılınır Mı?

0

Hayızlı iken namaz kılınır mı sorusunun cevabını pek çoğumuz “Hayır” olarak cevaplarız. Yalnız son zamanlarda kendini din adamı kisvesinde gören bazı kendini bilmezler sebebi ile insanlar arasında en çok tartışma konusu olan konulardan biri de “Hayızlı iken namaz kılınır mı?” sorusu olmuştur.

 

Âdetli veya Lohusa Kadına Yasaklanan Şeyler Şunlardır:

1. Namaz kılmak: Âdetli veya lohusa kadının namaz kılması câiz değildir. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), Fâtıma binti Ebî Hubeyş’e “Hayız gördüğün zaman namazı bırak ve hayız hâlin sona erince, kanı temizleyerek guslet ve namaz kıl.” buyurmuştur. Buhâri’deki rivâyet şöyledir: “Âdetin devam ettiği sürece namazı bırak, sonra boy abdesti al ve namaz kıl.” (Buhâri, Hayz, 19, 24, Vüdû, 63; Müslim, Hayz, 62; Ebû Davûd Tâhâret, 109).

Âdetli kadın, kılamadığı namazı kaza etmez, orucu ise kaza etmesi gerekir. Hz. Âişe (r.anha) şöyle demiştir: “Biz Rasûlullah (s.a.s) devrinde âdet görüyorduk. Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde, tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk.” (Buhârî, Hayz, 20; Ebfı Dâvud Tahâre,104; Tirmizî, Savm, 67; Nesaî, Hayz,17; Siyâm, 64).

2. Oruç tutmak: Âdet gören veya lohusa olan kadın oruç tutmaz. Delil yukarıdaki Hz. Âişe hadisidir. Ancak oruç borcu, onların üzerinden düşmez, kaza etmeleri gerekir.

3. Tavâf etmek: Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem), hac sırasında âdet gören Âişe (r. anhâ)’ye şöyle buyurmuştur: “Hayız gördüğün zaman, temizleninceye kadar Beytullah’ı tavaf dışında hacıların yaptığı diğer hac ibadetlerini yap.” (Buhârî, hayz,1, 7, Hacc, 71, Edâhî, 3, 10; Müslim, Hacc,119,120; Ebû Davûd, menâsîk, 23).

4. Kur’an-ı Kerîm okumak: Mushafa el sürmek ve onu taşımak.

“Ona (Kur’ân’a) tam olarak temizlenmiş olanlardan başkası el süremez”(Vâkıa, 56/79) Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İddetli kadın ve cünüp olan, Kur’ân’dan hiç bir şey okuyamaz.” (Tirmizî, Tahâre, 98; İbn Mâce, Tahâre, 105).

Hanefilere göre, bir kılıf içindeki Kur’ân’a el sürmek ve taşımak hayızlı ve cünüp için mümkün ve câizdir. Yine ilimle uğraşan kimse, tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarını zarûret yüzünden elbisesinin yeniyle veya eliyle tutabilir. Kur’ân yapraklarını abdestli çevirmek müstehaptır. Yine bu yaprakları okumak için bir kalemle çevirmek de câizdir. (ez-Zühaylî, el-Fıkhu’l İslâmî ve Edilletuh, I, 471).

5. Mescide girmek, orada eğleşmek ve itikâfa çekilmek:. Hadiste şöyle buyurulur: “Hiç bir hayızlı veya cünüp mescide giremez.” (İbn Mâce, Tahâre, 92; Dârimî, Vudû’,116). Şâfiî ve Hanbelîler, hayızlı ve lohusanın kirletmemek şartıyla mescitten, karşıdan karşıya geçmesini câiz görürler. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’in Âişe (r. anha)’ye böyle bir izin verdiği nakledilmektedir. (Müslîm, Hayz, I1-13; Nesâî, Tahâre, 172, Hayz, 18; İbn Mâce, Tahâre, 120).

 

Adet Halindeki Bir Bayanın Namaz Kılıp Kılmayacağına Abdestle de Karar Verebiliriz

 

Adet halindeki bir bayanın namaz kılıp kılamayacağını anlamak için, abdestli olup olamayacağına bakmak en sağlıklı yol olur kanısındayım. Çünkü abdest sadece namaz için mutlak yapılması gereken bir farzdır. O halde Kur’an abdesti nasıl tanımlıyor ona bakalım.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلَاةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَيْنِ وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاءَ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ مِنْهُ مَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلَكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

5/6 – Ey iman edenler! SALAT/Namaz için kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar
Ayetten çıkan sonuç şudur: Teyemmüm kolaylığıyla dahi olsa TAHİR olun. Çünkü ayetin vurgusu aynen şudur: Allah size güzlük çıkarmak istemiyor AMA tahir olmanızı istiyor! işte işin can alıcı kısmı budur. Ayrıca temiz olma/cünüplükten kurtulma/abdestli olma hali TAHİR kelimesi üzerine yüklenmiştir. Diğer bir deyimle TAHİR OLMAK işin omurgasını teşkil eder. Bakara 2/222 ayette yine, abdestli olunup olunmadığı veya (manevi anlamda) temiz olunup olunmadığı TAHİR kelimesi ile vurgulanmıştır. Şimdi Bakara/222. ayete bakalım:
وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّى يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللَّهُ 
إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِين

2/222 Sana: kadınların aybaşı halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır/ezadır. Aybaşı halinde kadınlardan ayrılın ve TAHİR Olana kadar/temizleninceye kadar, onlara yaklaşmayın. Eğer TAHİR olurlar ise/temizlenirlerse, Allah’ın size emrettiği yerden onara gidin. Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

Sonuç olarak her iki ayette de, manevi temizliğin, TAHİR olma halinin = Temiz/abdestli olma anlamını KAPSADIĞINI gördük. Bakara 2/222 ayette “TAHİR Olana kadar/temizleninceye kadar….” vurgusundan anlıyoruz ki; kadınlar regl halinde iken TAHİR değildirler. Dolayısı ile abdest almakla abdestli olamazlar. Tâ ki, adet hali bitene kadar. Abdest namazın bir ön şartı/emri olası dolayısı ile bir kadın adetli iken namaz kılamaz.

Elbette ki; Arapların cahiliye döneminde ve uydurma hadislerde kadınların adet dönemindeki döneminde çirkin yakıştırmaları o halde onları maddi olarak da “pis” görmelerini, hatta yaptıkları yemeklerin bile yenmemesi gerektiği gibi saçmalıklar bizden uzaktır.
Çünkü bu hal Allah vergisidir. Zorunlu durumlarda domuzu yememizi, kanı dahi içmemizi söyleyen Allah, elbette bu dönemde kadının zorunlu/biyolojik nedenle namaz kılamamasından sorumlu tutmuyor ve bunun kazası (Ki Kur’anda normalde namazın kazası yok) gerekmiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *