Abdülkadir Geylani Hazretleri Celalet Duası

0

“Muhakkak ki, ilahi saltanat hükmünü sürer. Senin dua etmen veya etmemen, onda bir şey arttırmaz veya eksiltmez; ama senin için çok önemi vardır. Yapacağın bir dua ile, zararlı şey zararsız şey haline gelebilir, az şeyle çok iş görebilirsin. İşte bu sebepten her zaman dua et ve Allah’a her zaman yalvar. Duan, her zaman alemde makbul olmaz. Çünkü burada istenenlerin çoğu, zamansız ve yersiz isteniyor. Ama yine dua et, her an Allah’a yalvar, ancak duan kabul olmayınca Allah’a sitem etme!.. – Niçin kabul olunmadı… diyerek şaşma… Zamanı gelince olan olur, burada bir şey olmazsa öbür alemde sana sevap olur. Ama bağırıp çağırırsan, mahçup olursun… Derim ki: Daima dua edeceksin… Çünkü her şeyden evvel sen bir kulsun. Allah’ın emirlerine uymaktasın. Allahü Teala: – Bana dua edin, kabul ederim. buyuruyor. Duan her zaman duyulur ama, ihtiyacın kadar verilir. Sonrası öteki aleme kalır. İhtimal ki her arzunun bu alemde yerine gelmeyişi bir hikmet icabı ve senin hayrına olmaktadır. Sonra, her olan şey, Allah’ın kaza ve kaderine uygundur. Arzun yerine gelmeyince Hakk’ı itham etme!.. Kabul olmadı diye ümitsizliğe düşme!.. Daima dua et. Kârın olmasa bile zarar da etmezsin. Hemen olmasa bile, bir zaman sonra olur. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyruluyor: – Kıyamet günü hesap defterinde insan, yaptığı ibadet haricinde bir çok iyilik bulur. Bunları bilemez, sorar, ona şöyle denir: Bunlar dünyada kabul olmayan dualarının karşılığıdır. Kader-i İlahi icabı orada yerine getirilmedi fakat sana mükafat olarak burada veriliyor. En azından halin, zikir olmalı. İhtiyacını O’na aç!. Başkasına bir şey deme!.. O’nu tevhid ederek, her derdini arzet… Duanın kabul edilmesi işini Allah’a bırak….” – Abdulkadir Geylani Hazretleri

Evliyalar Sultanı, Gavsu’l Azam, Seyyid, Şeyh Abdulkadir Geylani Hazretleri (Kuddise sırruhu)’nin Celalet Duası isimli duasıdır.

Abdülkadir Geylani Hazretleri Celalet Duası Arapça Okunuşu:

Abdülkadir Geylani Hazretleri Celalet Duası

Abdülkadir Geylani Hazretleri Celalet Duası Anlamı:
Allâh’ım! Zâtının sırrı ve sırrının zâtı için senden istiyorum. O sensin ve sen de O. Allâh’ın nuru ile Allâh’ın arşının nuru ile ve Allâh’ın bütün isimleriyle örtünüp, düşmanlarımdan ve Allâh’ın düşmanlarından korundum. Yüz bin kere lâ havle velâ kuvvete illa billah. (Güç ve kuvvet ancak Allâh’tandır.) Allâh’ın gökleri ve yeryüzünü mühürlediği mührüyle kendimi, dinimi ve Rabbimin bana verdiği her şeyi mühürledim. Allâh bize yeter. O ne güzel vekildir, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır. Allâh (Celle Celâlühü), Efendimiz Muhammed’e, onun ailesine ve ashabına, hepsine salât ve selam etsin.

Latince Okunuşuna Yer Vermiyoruz Çünkü;
Yeni yazı dediğimiz bugün kullanmakta olduğumuz latin harfleriyle Kur’an’ı doğru okumak mümkün değildir. Çünkü Kurân harflerinin birçoğunun karşılığı yeni yazıda mevcut değildir. Mesela: Zal, (üç noktalı) Se, Ha, Hı, Dât, Tı, Zı, Ayın, Hemze gibi harflerin ve uzatma işaretlerinin karşılıkları yoktur. Onun için her müslümanın Kurân’ı doğru okuyabilmesi için Kurân harfleriyle Kurân-ı Kerim okumasını öğrenmelidir. Kurân-ı Kerim okumanın çok büyük sevabı vardır. Bu ise ancak Kurân’ı, kendi harfleriyle öğrenip okumakla mümkün olacaktır. Ehli sünnet itikadı gereği ve islam alimlerinin tavsiyesine göre duaların manalarını yada arapçalarını okumamız. Bizlere tavsiye edilen ve asıl yapmamız gereken arapçasını öğrenip okumamız!

Bir Avuç Kul’dan :

Evliyalar Sultanı, Gavsu’l Azam Abdulkadir Geylani Hazretleri’nin (Allâh bizi onun bereketiyle faydalandırsın. Âmin) himmetleri üzerimizden eksik olmasın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *